İçimdeki ritim, dışarıya çıkmaya çağırıyor. 27 yaşında, 1.65 boyunda ve 56 kiloyum; Kurtköy’de yaşamayı seviyorum. Buraya yazmamın nedeni basit: hayatım akıyor ve bu akışa birini dahil etmek istiyorum. Arkadaş olarak başlayıp zamanla güven veren, uzun ömürlü bir bağ kurabileceğim birine ihtiyacım var. İletişimin sıcaklığı ve samimiyetin doğal akışı benim için önemli.
Kendimi sıradan kalıplara sokmadan anlatmayı tercih ediyorum; çünkü beni ben yapan küçük ayrıntılar, büyük bir anlam taşıyor. Canlı müzik beni her zaman içine çeker; kalabalıkların içinde bir şarkı beni bir anda aynı tempo ile buluşturur ve günün yorgunluğunu geride bırakır. Müzik benim için sadece eğlence değil; ruh halimi eşitleyen bir reset düğmesi görevi görüyor.

Bir diğer keyfim makyajla kendimi ifade etmek. Hazırlanma sürecini seviyorum; çünkü makyaj bana bir maske değil, kendi duygularımı yansıtan küçük dokunuşlar sunuyor. Bazen sadeleşiyorum, bazen iddialı görünüyorum; her durumda kendimi iyi hissettiren bir stil benimkisi. Detaylara özen göstermek benim için hayatın her alanında önemli; çünkü küçük dokunuşlar ilişkinin büyümesini sağlayabilir.
Koşu, benim denge alanım. Egzersiz sırasında zihnemdeki gürültü yavaşlar, düşünceler berraklaşır; tempo değişse de her seferinde “Bugün kendim için bir şey yaptım” hissi kalır. Eğer sen de harekete aşinaysan, birlikte kısa bir koşu rutini kurabiliriz veya koşu sonrası kahve geleneğini benimseyebiliriz. Elbette, koşu sana göre değilse de sorun değil; önemli olan karşı tarafın alanına saygı göstermek.
Komedi filmlerine olan düşkünlüğüm ise net: hayat ağır olabilir, o yüzden kahkahaya yatırım yaparım. Zeki esprileri ve absürt tonları severim; beni güldürebilen biriyle yakınlaşmaya açığım. Film seçme konusunda da pratik bir tarafım var: Sen seç, ben atıştırmalıkları ayarlayayım; sonraki sefer ben seçerim, sürprizi birlikte planlarız.
Kurtköy’de sakin bir özgüven taşıyorum. Söz verdiğimde hatırlatmayı severim ve netlikten yanayım. Nazik olmak benim için ekstra bir tercih değil, temel bir davranış. İletişimde dürüstlük ararım; aynı zamanda nezaketi elden bırakmadan. Abartılı drama, kıskançlık ve sürekli tripler bana uzak. Konuşarak anlaşabilen, empati kurabilen ve birlikte gelişebilen bir bağ kurmak isterim.
Kendini bilen, saygılı, mizah duygusu olan ve hayatta küçük mutluluklara yer açabilen biriyle tanışmayı arzuluyorum. Mükemmel olanı aramıyorum; gerçek bir bağ kurmayı istiyorum. Karşılıklı olarak tanımaya açık olalım, acele etmeden ama niyetimizi net bir şekilde ortaya koyalım. İyi bir sohbetle başlayan bir hikâye zamanla en güzeline dönüşebilir.
Eğer sen de Kurtköy’e yolu düşen, canlı müziğe bakışını parlatan, komedide kahkaha atmaktan çekinmeyen ve hayatında samimiyeti ön planda tutan biriysen, belki bu mesaj tesadüf değildir. Bana kendinden bahset: En son hangi duruma gerçekten güldün, canlı dinlemek istediğin bir şarkı var mı, koşu mu yürüyüş mü senin için daha çok keyif veriyor? Belki de bu satırların sonunda, ortak bir hikâye başlamanın ilk cümlesi yazılır.